şiir

şiir: pagan şiir - (Türkçe-İngilizce)

PAGAN ŞİİR

.............................................björk’ün “pagan poetry” şarkısından hareketle,

beyaz zambakların kıvrılarak açma mevsimi
kıvrılırken ölüp kalacaklar

frenleri boşalmış bir bisikletin pedallarına
sıkıştırılmış… durursak çarparız... durursak
beyaz zambaklar… solar, mevsimi…

anlaşılmaz seslerle söyleniyor sözler
zambakların beyaz boyunları göğe değecek
oysa, mevsimi…

mavi çiçekleri olan ince bir bluz… düğmeleri hiç kopmamış

Paşa Gönüller Çağı

in

Paşa çayı diye bir şey vardı eskiden… Hâlâ var mı bilmiyorum ama artık çocuklara çay içirilmesinden yana değil bilirkişiler… Neyse, paşa çayı kısmı fazla serbest bir çağrışımla alakalı… Asıl mesele paşa gönüller çağı…

şiir dükkânı

in

Taşımaktan esef etmediğim yüklerden birisiydi öteki-siz çıktığında arkadaşlarla onu matbaadan almak ve Pentimento'ya götürmek ya da gerektiğinde kitabevlerine... Her zaman sıkıntılıydı dağıtım işleri, hâlâ düzelmediğini, bu işlerin ancak dergi emekçilerinin olağandışı çabalarıyla ilerlediğini de görüyorum. Aynı şey şiir kitaplarının da değişmez kaderi gibi duruyor.

John Ashbery - Paradoxes and Oxymorons

BY JOHN ASHBERY

This poem is concerned with language on a very plain level.

olmamışlar hanesi

her evin bir odasında kimseler yatar
hiç gelmemişlerdir oturma odalarına
masalarda hiç tabakları, amerikan servisleri
buruşturup koydukları peçeteleri
olmaz ısırılıp bırakılmış ekmekleri
en kızarmış yeri insan etinin
hiç takılmaz dişlerinin kovuğuna
yarım da kalmaz o yüzden tam hiçbir şeyleri

hep aynı odasına girerler aynı kapısından
aynı kapısından çıkarlar tek göz odaların
bilmezler deliksiz uykularına
kim koyar rüyaları
kim değiştirir omzundaki meleklerin yerini
kapanmış gözlerinden sızar tane tane gerçekler

nşa

artık öğreniyoruz bir çukura düşmeden geçip gitmeyi
kaldırımlarda yürüyen ayaklarımız 35, 36, 37
otomobiller kırmızıda duruyor, sarıda her şey hazır
yeşilde hepimiz ilerliyoruz
o zaman anlıyorum
nasıl olur bir kaza ve nasıl alınır ağır hasar

yürüyoruz çoluk çocuk, orta yaşlı, ihtiyar
mağazalar birazdan kapanacak
işportacılar geçecek iş başına
parça başı biraz pahalı
üçümüz bir arada hele beşimiz daha ucuza geleceğiz
kim alırsa bizi
kim geçirirse başından bu dar boğazlı kazağı
imiğine basacağız, nefesini keseceğiz
dokumuz tenine iliştiğinde

vitrinler haftabaşı değişecek

bir ev denemesi

şehrin altından, yerin altından
bıçakların konuştuğu evlerin sustuğu
ışıkların neonların
bir kanal bulup akacak
olmayan yanını
bulmak için hayatın

altından geçmek için
geçilir diye köprülerin
bir kanal yapacak bir su

ev güzel
ev bohçasını toplayıp bana geliyor akşamları
ev göz göz
ev ağrı
ev doğubeyazıtın batısı
ev evhamlı, ev muğlak
ev mutlak değer, ev sıfıra eşittir
ev unutkan… rengi değişiyor her aşkta
tuhaf mahluklar yatakhanesi
rüyahanesi zihnin
ev benden olma benden

İçeriği paylaş

Back to top