şiir

bakış'taki aşk

Bir aşk ne zaman biter? Bakış'taki aşk solduğu zaman. Hayretle açılan gözler, hayranlıkla izlemeye başlar önce. Bu bakış sadece güzellik için değildir. Bir varlığın diğerine sen ne zamandan beri varsın, vardın da bana niye şu zamana kadar görünmedin deyişindeki hayretin ifadesidir. Artık hep görebilecek olmanın, bakmaktaki sevmenin, söylenmeyen her şeyin söylenilmeyen her anda bakışa yüklenmesidir.

Yayımlanmış şiirlerden: Dalgın

dalgın

uzun uzun meyvelerin soyulduğu evlerin
bir çırpıda doyulan sofralarından
doğrudur yan odalarına mağrur geçmişliğim

orda hevesi yaprak yaprak açmak dünyaya
hep yazının düzünde kırılan kalemlere düşerdi
en çok da saman kâğıdında dağılan yaşlara

herkesin en derin uykusuna indiği gecelerde
kapı aralığından bakıp gidendi geleceğim
bir sözdü her şey, tek biriydi, teki
harflerin bile eğilip büküldüğü o ıssızda
bizi böyle kendimizden uzağa götüren

çırpınışı da bundandı ispinozların kafes değiştirirken

bir telaşla inip çıktım bu merdivenleri

yayımlanmış şiirlerden: altıpatlar

altıpatlar

altı

dönüp duruyordu birlikte çevrilen topaç
çocuklar yaslı oldukları kadar da yasalıydı
hangi oyunlar yalnız oynanacak
hangilerinde “ bir çeteyiz biz”
bozup kurup yıkarak geçip mahallelerden
aralarına dalacağız kentlilerin
geri kalmış kendilerimizin ardından
daha zaman varken. büyümeden. toz. duman. yıkım.
dan.dan.dan.dan.dan.dan

beş

sabahları bir ağacın dalına çengel gibi asılıyordu gün
birikiyordu yağdıkça kin… dün, önceki dün, yarın
habire yağıyordu dil dinmeyecekmiş gibi

Yayımlanmış Şiirlerden: Lahit

lahit

böylece yıkıldı ev
sahibinden önce

önce çitler
çifter çifter
bahçe kapısı sonra
kendi kendine
yarı silik merdivenler

ölüyü salondan çıkardık
salon L tipi, mutfak açık
amerikan barda günün kahvesi
raflarda kitap iskeletleri insan ayraçları
yatak odasından fırlamış bir yatak
birkaç rüya kalıntısı marleylerde

en son kendini asmış çerçeveye
raptiyeyle çiviyle elleriyle
başından ortasından sonundan

biz sıcak bulduk
pencereleri taşırdık dışarı
göl göl oldu laminant tezgâh

gizli bir oda bulduk odanın içinde
bir duvar bulduk ıskarta

Üç Nokta Dergisi: Dijitalleşen Hayat Karşısında Sanat ve Edebiyat Soruşturması - Yanıtlar

[Bu metin Edebiyatta Üç Nokta Dergisi'nin Mayıs 2012 tarihli 7. sayısında yayımlanmıştır.]

* Twitter kullanıyor musunuz? Twitterda kimleri, nereleri okuyorsunuz? Neler yazıyorsunuz?

“nice yazlardan sonra kuğu da ölür”

in

Çünkü bir mağaranın oyulmasına benzer
İnsanın içinin oyulması da
Yeniden çizilirken sınırlar ve sinirler
Bir taş plağın neresinden çizilirse çizilsin
Benzemez çıkan ses bir öncekine

Çünkü iş güvenliği ve sosyal hukuk ya da tam tersi
Çünkü barış harekâtı ve kanatsız kalmış güvercinler
Çünkü ne kadar aydınlıksa ay o kadar karanlık gece
Çünkü uzlaşabilmek için yontulan yerleri acıyor insanın
Bir kertenkeleye benzemiyor hiç ayna tutulunca üstüne

Çünkü bütün geçtiklerimiz ve kendilerinden ikmale kalınanlar
İhmale gelmiyor. üçüncüden sonrası sorulmuyor artık

2000-2010 Arası Şiir Yayımlayan Dergiler (Yazı)

şiir kapanı

Bütün açılarıyla denk düşer mi emin değilim ama aklımda böyle bir şey dolaşıp duruyor. Bir defa şiir büyük bir çoğunluğun zaten umurunda olmadığı için, mekanizma tam da "kapan"da olduğu gibi, siz onunla temas edince çalışmaya başlıyor. Yani havyan orda kendisi için cazip bir şey olduğunu varsayarak uzanıyor önce...

egosantrik şiir

in

nihayetinde insan küser. bizim şiir tarihimiz biraz da küsmeler tarihidir. çok şair vardır, an gelmiş çekilmiştir. küsmüştür. nerden mi çekilmiştir? şiirden, şiir kamusundan, dergilerden, eskilerin meyhane buluşmalarından... kiminde tavşan dağa küsmüştür, dağın umurunda olmamıştır. kiminde tavşan küstüğünün dağ olmadığını bir vakit gelmiş ancak fark etmiştir. içi rahatlamıştır. kiminde "zirvedeyken" çekilme planı uygulanmıştır. (zirveler haritada işaretlenmemiştir)

Neden Şair Olmayabilirsiniz? (!!)

  • Eğer şiir yazdığınızda geceyarısı da olsa (hatta özellikle geceyarısı) okumak için yanınızda uyuyan sevgiliniz ya da karınızı/kocanızı uyandırmıyorsanız ya da telefon edip ona telefonda şiirinizi okumuyorsanız;
  • Eğer kitabınızın adı “tatile giderken yana alınacak kitaplar” listesinde geçmiyorsa;
  • Eğer bir köşe yazarı ya da eleştirmen kitabınızdan söz etmediyse;
  • Eğer hâlâ kişisel bir manfiesto yazmadıysanız;
İçeriği paylaş

Back to top