sinema

Sinema Günlüğü

İzleyerek oluşmakta olan küçük bir arşiv ve seyir listesi:

Christopher B. Landon (1975) Amerika [02/07/2011]

  • 2010 - Burning Pulms - Yanan Palmiyeler

Pinchas Perry

2007 - When Nietzsche Wept - Nietzsche Ağladığında [15.05.2011]

Cadı Kazanı

Arthur Miller, büyük bir oyun yazarı. Uzun bir hayat yaşamış. Bütün Oğullarım, Satıcının Ölümü, Cadı Kazanı adlı oyunları metin olarak da ulaşıp okuyabildiğimiz, tiyatrolarda oynanan en önemli oyunları. Ben oyun olarak hiçbirisini izlemedim. Ama tiyatro metinleri olarak hepsini okumuştum.

Katliam

Uluslararası film festivali kapsamında izledim bu filmi birkaç gün önce. Aslında benim seçimim değildi ama günlük kader filmi izlememe neden oldu. İzlemeden önce tüm bildiğim filmin 62. Cannes Film Festivali'nde en iyi yönetmen ve en iyi müzik ödülü aldığıydı. Bir Filipinler filmi olduğu ve bir de Nuri Bilge Ceylan'ın da bu jüride yer almış olması ve filmi çok beğendiği. 2009 Mayıs ayında ilk gösterimi yapılmıştı yani.

The Craying Game - boy george

I know all there is to know about the crying game
I've had my share of the crying game

First there are kisses, then there are sighs
And then before you know where you are
You're sayin' goodbye

One day soon I'm gonna tell the moon about the crying game
And if he knows maybe he'll explain

Why there are heartaches, why there are tears

Alkazar'dan geçmişe ve bugüne

Beyoğlu Alkazar Sineması kapanıyormuş. Bunun sadece bir sinema salonun kapanmasından çok öte bir anlamı var tabii. Hem AVM olarak da söz edilen alışveriş merkezlerinde ultra-lüks bile denilebilecek sinema salonlarının sayısının artması, hem internetten indirilebilir filmlere talep hem de VCD ve ardından DVD giderek Divx vb. formatlarla sinemaların evlerin salonlarına taşınması da bunda etkili olmuştur. Kaldı ki Alkazar Sineması 1994’ten beri faaliyette olan ve “sanatsal” dediğimiz filmlerin ağırlıklı olarak gösterildiği bir sinemaydı.

Benim filmlerim: Hatırlamak İçin Bir An/ı

Hafızadan bu kadar söz edince aklıma unutmadığım filmlerden biri geldi. Bir güney kore filmi daha. Benim için o kapıyı açan Kim ki duk olmuştu ki bunu epey zaman önce yazmıştım. Orijinal adı " Nae meorisokui jiwoogae" (İngilizcesi 'A moment to Remember') olan film 2004 yapımı. Yönetmeni John h. Lee. http://www.imdb.com/title/tt0428870/

Benim Filmlerim: Acı Ay (Bitter Moon)

Bazı sanatçıların kaderi ilginç. Kader ilginç olur mu demeyelim de hayatı başka türlü örülü diyelim belki de. Roman Polanski 1933 doğumlu Polonyalı bir yönetmen. Hamile karısının başına gelen dehşet verici bir olay da var geçmişinde 1977 yılında küçük yaşta bir kızla ilişkiye girmek suçundan hakkında çıkarılan bir tutuklama kararı da.. Bu kararın ardından Polanski Amerika'yı terk eder ve Paris'e sığınır. Tess'den Rosemary'nin Bebeğine; Machbet'ten Acı Ay'a ve Piyanist'e kadar bir sürü film de yapar bu arada.

benim filmlerim: Aşçı, hırsız, karısı ve aşığı

Eski olmasına rağmen benim unutmadığım filmlerdendir. (1989 yapımı) Peter Greenaway zaten ilginç bir adam. 1942 doğumlu, Hollanda'da yaşıyor hala... Bilgi Üniversitesi için bir seminer vermeye geldiğinde ki pek yakın sayılır (nisan 2009) "114 yıldır yıldır hiç sinema görmediğimizi, bunun yerine resimli metinlere maruz kaldığımızı" izah etmeye çalışmış. O zaman duymamıştım geldiğini. Zaman uygun olur muydu bilmiyorum ama nasıl izah ettiğini merak etmemek mümkün değil.

yeşil biberler ve kırmızı biber

yeşil biberler ve kırmızı biber

Detaylı bilgi burada... Bu başka bir konu...

http://www.istanbulfilmfestival.com/

benim filmlerim

bir periyodu, düzeni, eski-yeni ayrımı olmaksızın gönlüme göre söz ettiğim filmler...

İçeriği paylaş

Back to top