İstanbul'da "sabah çizgisi" - "The Morning Line" - Matthew Ritchie

Bugünlerde Eminönü'nden geçenler nisan ayı boyunca "Lale Meydanı" da denilebilecek olan meydandaki garip şeklin ne olduğunu düşünüyorlar mıdır bilmiyorum. Ama orada öyle devasa bir şeyin inşa edildiğinin farkında olmayan Eminönülüler olduğuna eminim, biraz da biliyorum.

2010 kültür projeleri kapsamında gerçekleştirilecek olan "The Morning Line" (Sabah çizgisi/hattı diyebiliriz ) için şu hazır bilgi tekrarlanabilir:

"Tarihin Meleği" - Walter Benjamin

Klee'nin Angelus Novus isminde bir tablosu vardır. Bu tabloda, gözlerini ayırmadan üzerine düşünmekte olduğu bir şeyden uzaklaşmak üzereymiş gibi duran bir melek resmedilmiştir. Gözleri dimdik bakmaktadır, ağzı aralıktır, kanatları da açılmıştır. İşte tarihin meleği de böyle görünmelidir. Yüzü geçmişe dönüktür. Bizim bir olaylar silsilesiyle karşılaştığımız yerde, o ayağının ucuna savrulan üst üste yıkıntılardan oluşan tek bir felaket görür.

son mektup, son cümle

Mektubumu ya da bir kopyasını sakla, benimsediğin yoldan ilerlemeye devam et. (platon, mektuplar, son mektup, son cümle)

Jürgen Habermas - "Anti-modernizm" - "Pre-modernizm"- "Post-modernizm"

Batı dünyasının az çok tümünde kapitalist modernleşme süreçleri gibi kültürel modernizme karşı eleştirel eğilimleri de azdıran bir anlayış gelişmiştir. Sanat ve felsefenin olumsuzlanması çağrısında bulunan programların iflasından doğan düş kırıklığı, muhafazakar tavırlara bahane bir bahane olarak kullanılmaktadır. "Genç muhafazakârlar"ın anti-modernizmi "yaşlı muhafazakârlar"ın pre-modernizminden ve yeni-muhafazakârların post-modernizminden kısaca ayıralım.

Paşa Gönüller Çağı

in

Paşa çayı diye bir şey vardı eskiden… Hâlâ var mı bilmiyorum ama artık çocuklara çay içirilmesinden yana değil bilirkişiler… Neyse, paşa çayı kısmı fazla serbest bir çağrışımla alakalı… Asıl mesele paşa gönüller çağı…

şiir dükkânı

in

Taşımaktan esef etmediğim yüklerden birisiydi öteki-siz çıktığında arkadaşlarla onu matbaadan almak ve Pentimento'ya götürmek ya da gerektiğinde kitabevlerine... Her zaman sıkıntılıydı dağıtım işleri, hâlâ düzelmediğini, bu işlerin ancak dergi emekçilerinin olağandışı çabalarıyla ilerlediğini de görüyorum. Aynı şey şiir kitaplarının da değişmez kaderi gibi duruyor.

John Ashbery - Paradoxes and Oxymorons

BY JOHN ASHBERY

This poem is concerned with language on a very plain level.

Katliam

Uluslararası film festivali kapsamında izledim bu filmi birkaç gün önce. Aslında benim seçimim değildi ama günlük kader filmi izlememe neden oldu. İzlemeden önce tüm bildiğim filmin 62. Cannes Film Festivali'nde en iyi yönetmen ve en iyi müzik ödülü aldığıydı. Bir Filipinler filmi olduğu ve bir de Nuri Bilge Ceylan'ın da bu jüride yer almış olması ve filmi çok beğendiği. 2009 Mayıs ayında ilk gösterimi yapılmıştı yani.

Alıntı: Zerdali ile Kayısı - B. Russell

Meraklı bilgiler sadece tatsız şeyleri daha tatsız hale getirmekle kalmaz, aynı zamanda tatlı şeyleri de daha tatlı kılar.

İçeriği paylaş

Back to top