benim filmlerim: boş ev

Galiba dört yaz kadar önce, bir arkadaşım başımın etini yemişti. "Boş Ev"i izle, "Boş Ev"i izle...

Orijinal adıyla Bin-jip, ingilizce adıyla 3iron ya da Boş Ev, Güney Koreli yönetmen Kim Ki Duk'un 2004 yapımı bir filmi. Genç bir adam bir nedenle evlerinde olmayan insanların evlerine bir hırsız gibi girmekte ve orada birkaç gün kalmaktadır. Ama bu sürede evden herhangi bir şey çalmaz. Aksine evde gördüğü bozuk herhangi bir şeyi tamir eder. Çalışmayan bir saati, su damlatan bir musluğu ya da kırılmış herhangi bir şeyi... Yani aslında bir tür düzelticidir. Bu türlü girdiği ve boş sandığı evlerin birinde bir kadın görür... Hikâye bir şekilde burdan başlar. Neler olup bittiğini anlatmayacağım. Bir sürü insanın izlemekten nefret ettiği ya da salonda uyuduğunu bildiğim bu film boyunca esas kadın asla konuşmaz. Sadece filmin bir yerinde bir çığlık atar. Esas adam da neredeyse konuşmuyordur aslında. Ve bu hiç de alışık olduğumuz bir şey değildir.

Boş Ev'in ardından Kim ki Duk'un peşine bir gölge gibi düştüm. http://www.biyografi.info/kisi/kim-ki-duk 1960 doğumlu Kim Ki Duk, sinema hayatında tam da korku filmlerinin cenneti de diyebileceğimiz GüneyKore ya da Uzakdoğu (kime göre uzak) sinemasının içinde korku/gerilim filmleri çekerek başlar. Dikkat çekici ilk filmi "The İsle"/Seom yani "Ada"dır (2000). Bu noktadan sonra festivallerin de gözde yönetmeni olur. Bir sonraki filminin merakla beklendiği bir adamdır artık o. 2003 yılında yaptığı, kendisinin oyuncu olarak da yer aldığı "Spring, Summer, Autumn, Winter... and Spring ", "İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış.. ve İlkbahar"la artık Kim ki Duk filmlerinin film olmanın ötesinde bir felsefesi olduğu anlaşılmaya başlanır. 2004'te "Samaritan Girl" Fedakâr Kız" ve "Boş Ev", 2005'te "The Bow" Yay, 2006'da "Time" Zaman, 2007'de "Breath" / Soom - Nefes'le filmografisini genişletir. Şimdilerde son filmi "Rüya"yı görebilmeyi bekliyorum, umuyorum.

Bu filmlerin hepsini izledikten sonra biliyorum ki, Kim Ki Duk filmleri rahatsız edicidir. Karakterlerin alışık olmadığı halleri, hayatın da öyle olduğunu derinden vurgulayan döngüler, tekrarlar, psikolojik boyutları sizi oturduğunuz yerde huzursuz ettiği gibi film bittikten sonra da kendinizle taşımanıza neden olacak kadar yoğundur. Aslında çoğu zaman da bir açıdan bakınca marazidir. Orda fazla söze gerek yoktur. Çünkü görüntüler/imajlar, fotoğraflar öyle kullanılır ki hepsi birer görsel imgeye dönüşür. Tam da her şeyin sessiz olduğunu düşündüğünüz noktada aslında her şey çığlık çığlığadır.

Boş Ev'i birçok açıdan unutulmaz yapan şeylerden birisi de filmin müzikleridir. Belçika asıllı Mısırlı sanatçı Natacha Atlas'ın (http://tr.wikipedia.org/wiki/Natacha_Atlas) filmin özellikle bir sahnesini bütünüyle unutulmaz da yapan şarkısı "Gafsa" sanırım öyle bir sahne için en iyi seçimdir.

http://www.youtube.com/watch?v=tXMh4Mv-DQg

Kendine özgü birçok yönetmene sahip olan uzakdoğu sinemasının benim için giriş kapısı olmuştur Kim ki Duk özgeliğiyle...

EkBoyut
3iron02.jpg 48.61 KB

Back to top