Aslı Gibidir I

Twitter'da "Kitap-lık niye bu kadar hevesli" dedim diye Aslı (Serin) sinirlenmiş.

Şurda da biriktirdiklerini ve topladıklarını gayet hazırlıksız ve derme çatma bir biçimde söylemiş:

http://internetsemalari.blogspot.com/2011/02/derya-onderin-poetikharsla-...

Twitter'daki mesajda geçen heves, anladığı gibi doğru HEVES'ti. Sonraki twiti de o sinirle üstüne almış. (Herhalde Heves adına kendi üstüne)

"şu da var, kitap-lığın tarihi de ikiye ayrılır: EB'den önce EB'den sonra. EB zamanında o kapıdan giremeyenlerin oyun alanı şimdi" demiştim dün. Bu da sağ cenahtan kitap-lığa dahil olan arkadaşlaraydı. Üstüne alınan olmamış. Aslı, onu da fazladan yük edinmiş. Olsun. Ama sakinleşip de yazsaydı keşke. Ben de gereksiz yere oturup bunları yazmak zorunda kalmazdım.

Kısaca gideyim, çünkü aslında uzatılacak bir yanı da yok. Yine de Aslı (Serin) bilmediği ama üstüne konuştuğu şeyleri ya da nedense unutmuş olabileceği şeyleri hatırlasın ya da bilmediği kısımları da diğer arkadaşlarından sorsun öğrensin diye yazıyorum (Ömer'e, Utku'ya, Ali Özgür'e, Mehmet'e sorabilirsin Aslı... biraz daha sormak istersen Burak'a, uzaktan da olsa Reha'ya, Selçuk Yamen'e, Olcay Özmen'e hatta bak Enis'e de sor)...

Anlaması daha kolay olur diye madde madde yazıyorum:

  • "Onluk sistemde dört buçuktan beş alarak geçmiş bu sınavı Derya Önder" demiş. Buna Aslı karar vermiş, olsun hiç sorun değil. Ölçütleri karnelere dayanan bir anlayış için ben bunu garipsemem, şaşırmam bile. Sen karneni kimden aldın, merak ettim. Hem aynı sınıfta olmadığımız kesin zaten.
  • Twitter'daki mesajdan Poetikhars'a dolaylı olarak Serkan Işın'a yaptığı dikey geçişin de bir önemi yok. Birikmiş statik sıkıntının kinetik öfkeye dönüşme halleri. İttifaksız hareket edememe sendromun, algılarını da zayıflatıyor sanıyorum. Bak ben abime söylemedim mesela bunları. Demek twitter şairi değilsin ama ona rağmen olan bitenden de haberin oluyor. Bir hesabın olabilir gayet basit bir şey... Bunu da geçelim.
  • Akasya Durağı'nı da geçiyorum. Herkes kendi inip bindiği durakları en iyi kendisi bilir diye.
  • Hayriye'nin bu konuda ne günahı vardı anlayamadım. O arada kaynadı galiba.
  • Kitap-lık konusundaki karınağrım yalnız değildir. Onun yanında bir şair olarak Varlık karınağrım, Yasakmeyve karınağrım, Milliyet Sanat karınağrım, Hürriyet Gösteri karınağrım, Akatalpa karınağrım, Dize karınağrım gibi başka başka ağrılarım da var. Bu nedenle de hiçbirinde yazım ya da şiirim görünmemiştir. Keşke biraz daha çalışsaydın Aslı. Yazdığım yazıları filan okusaydın. Ben de mi sana zayıf vereyim? Bunu da geçelim.
  • Heves karınağrıma gelince onu da belirttim defalarca (yine takipsizlik var). Derginin kapanışından sonraki kitap-lık akınını, her sayıda iyi arkadaşların, ortakların birbirlerinin şiirleri hakkında yazmalarını, toplu halde sefere çıkmanızı heves'te gördüğüm tabloyla çakıştıramıyorum. ÇA-KIŞ-TI-RA-CAK-SIN diyosan... Ki o üslup yazdıklarında mevcut. Üzgünüm, böyle düşünüyorum ve izlemeye devam ediyorum diğer şeyleri de izlediğim gibi. Üç Nokta'daki dergiler yazısında (bakarsan belli ki bakmamışsın) da dile getirdiğim bir eleştiri vardı Heves'e. (Ha o zaman dergi kapanmamıştı, ben başka bir şeyi eleştiriyordum).
  • Uyanık, nabza göre şerbet veriyor (bir de geniş)... demişsin. Herkes kendi koordinatlarını kontrol etse keşke. Sakın bu dille eleştiri yazısı filan yazmayasın sonra Baki usulüne girer. Düşün bence biraz daha.
  • Asıl ve en önemlisi, aslında sana şunları yazmaya değecek tek şey olarak
  • "Ötekisiz, sanat cephesi, poetikhars, kuzey yıldızı" talihsiz dörtlemene gelince
  • Öteki-siz (2001-2006) yılları arasında çıkarken sen de (Aslı Serin), Mehmet Öztek, Ömer Şişman, Zeynep Arkan, Enis Akın (Ahali miydi Puşt olan?) da öteki-siz'de yer aldınız. Orası benim zaten evimdi. Gelip memnun kalmayan konuklar da kendileri bilir. Buyur eski günleri yadederken eşlik eder sana: http://otekisiz.com/ (Kitaplara da bakmayı unutma, belki aralarında Sadık'la Gün de vardır)
  • Bak arada Ağır Ol Bay Düzyazı'yı atlamışsın. Halbuki Ömer başta bir sürü kişi çok iyi bilir. Yine çalışmamışsın.
  • Poetikhars'ı ise benim size anlatmama gerek yok. Bir tür kolektif olarak dahil olan ben değildim. Ben geldiğimde siz gitmiştiniz. Eğer ben hemen hemen 2.5 yıldır poetikhars'ı izliyor, herkesin de gizli gizli (kendisine dokunulana dek ses çıkarmadan) izlediğini bilerek ve sakınmadan düşüncelerimi yazıyorsam, bu orayı taraf edindiğim için değil, aksine tarafların dışında görüp terk ettiğim başka taraflar nedeniyledir. Sen ordan arşivlere de dön bir yeniden bak vaktin olduğunda. Geceler uzun.
  • Kuzey Yıldızı, üniversiteli genç arkadaşların (o zaman) çıkardığı, elinden geleni yapmaya çalışmış, hırssız dolayısıyla iddiası da olmayan bir dergi. Sen neyin alakasını kurmak için Kuzey Yıldızı'ndan söz ediyorsun ki. Buyur, burdan bak, belki biraz fikrin olur da ne diyeceğine ondan sonra karar verirsin:

    http://www.kuzeyyildizi.com/pdf

  • En heyecanlı kısım diye Sanat Cephesi'ni sona bıraktım. 40'a yakın sayı çıkmış olan derginin 29. ve 30. sayılarında "Genç Şairler Genç Şairleri" eleştiriyor dosyasında Efe Duyan'la editörlük yaptım. Aynı dönemde de hemen hemen üç ay kadar süren bahçe söyleşileri. Bu iki sayı ve etkinlikler dışında da Sanat Cephesi'yle bir bağım olmamıştır. Zaten bunlar da sanat cephesi dergisi değil başka bir şey olmuştur. İste de Mehmet ya da Utku sana göndersin, onlara da bak.
  • Ayrıca bu söyleşilerin birisinde Mehmet Öztek-Burak Acar; birisinde Utku Özmakas da konuktu. Heves'ten, yenilikten de konuşuldu. Ömer, Zeynep, Selçuk ve diğer bazı arkadaşlar da izlemeye gelmişti. Bunları da sor bakalım Mehmet'e, Burak'a, Ali Özgür'e, Utku'ya.. Anlatsınlar sana neymiş de neye bulaşmışız.

Kısacası Aslı Serin, serin olmanın yanında daha sakin de olmalısın. Oysa ben sana tane tane yanıt verirken seni bir şair olarak yine de ciddiye aldığımı gösterdiğimi sanıyorum. Üstelik kabuğunu kırıp olan biteni daha iyi izlersen kim tekil kim çoğul, kim kiminle nerede ne zaman ne yapıyor, daha sağlıklı fikirlere sahip olabilirsin.

Gerçi Utku geçenlerde, internetsemaları için, buyur gel istersen, burası tamamen açık bir sistem demişti ama iyi ki gelmemişim. Misafir gittiğin evlerde başka misafirlerin de olması kaçınılmaz çünkü. Bu mektubu da evimden gönderiyorum. Ben evde yokken girip bazı yazıları okursan faydalı olacaktır sana da.

Şimdi iyi geceler ve tatlı rüyalar diliyorum.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Back to top